Antalya Mini Etekli Escort Asuman

Sıkça değişen hava koşullarına adapte olamayan bedenimiz bir çok rahatsızlıkla karşılaşabilir. Özellikle mevsim geçişlerinde görülen ve önemsenmediğinde uzun bir tedavi süreci gerektiren boyun tutulmalarını hava değişimi, gece gündüz arasındaki ısı farkının artması ve sert esen rüzgarlar tetikliyor. Boyun Tutulması Problemi Yaşamak İstemiyorsanız… Rüzgarın sert estiği zamanlarda, açık alanlar ve deniz kenarında boynunuzu mutlaka bir şal/flar yardımıyla koruyun. İki taraflı rüzgar arasında oluşan hava akımından kendinizi koruyun. Duş sonrası saçınızı mutlaka kurutun. Sıcak bir yerde bulunuyorsanız dışarıya çıkarken mutlaka sıcaklık farkını göz önüne alarak giyinin.

Boyun Tutulmalarıdan Korunmanın En İyi Yolu Egzersizi Alışkanlık Haline Getirmektir

Sıkça boyun tutulması sorunuyla karşı karşıya kalıyorsanız mutlaka bir hekime danışın. Kronik bir problem olup olmadığından emin olun. Uzman kontrolünde alınan kas gevşetici ilaçlar, sıcak uygulama ve egzersizler eşliğinde ağrılarınız hafifleyecektir. günlük boyun egzersizini alışkanlık haline getirerek tutulmalar ve ağrılardan korunarak ve yaşam kalitenizi yükseltebilirsiniz.

 

Siyah Saçlı Antalya Escort Ayla

Bebeklerde Oda Sıcaklığı Kaç Derece Olmalı

Ortam sıcaklığı her anlamda insanların dikkat etmesi gereken konuların başında gelir. Yaşamın devam edebilmesi için oda sıcaklığının insan vücut sıcaklığına uygun derecede olması gerekir. Bu denli önemli bir konu bebekler içinde oldukça önem arz eder. Bu nedenle özellikle bebek sahipleri oda sıcaklığı ölçme konusunda büyük titizlik göstermelidirler.

Bebek Odası Sıcaklığı

Bebeklerin en rahat edebilecekleri ve uygun şekilde büyüyebilecekleri sıcaklık 20-24 derece arasındadır. Bu sıcaklıkta bebeklerin kan dolaşımları ve damar yolları uygun yapıya gelir. Doktorunuzdan da öğrenebileceğiniz ideal oda sıcaklığı kaç derece olmalıdır sorusuna kolaylıkla cevap alabilirsiniz. Yaz ve kış mevsimlerine göre oda sıcaklıkları bebeğin üşümesine engel olabileceği gibi ayrıca da bebeği terletmemelidir. Dolaşım sistemleri yeni yeni oluşan bebeklerin sıcaklık dengelerini sağlamaları da oldukça zordur. Özellikle el ve ayaklarında meydana gelebilecek sıcaklık değişkenliklerine dikkat edilmelidir. Oda sıcaklığının 20-24 derece arasında olması bebeklerin vücutlarını uygun şekilde ve düzende tutar. Ancak her bebek kendine özel olduğu için doktorunuza bu konuda danışmanız sizin daha iyi yol almanıza yardım eder.

Bebek odalarının çok fazla sıcak olması demek bebeklerimizin üşütmeyeceği anlamına gelmemektedir. Çok sıcağa alışık olan bebekler daha sonrasında dışarıdaki soğuk hava ile temas ettiklerinde çabuk hasta olmaktadır. 20 ile 24 derecenin üzerindeki bir sıcaklıkta olan bebeklerde sürekli terler ve su kaybına neden olur. Teninin çok hassas olması nedeni ile bebeklerde kızarıklık meydana gelecektir.

Küçük Göğüslü Alanya Escort Seyhan

Tetanoz Aşısı Yan Etkileri

Bazı aşılarda hissetmemekte vücutta oluşan bazı yan etkileri vardır. Aşı yapılmadan önce bu tetanoz aşısı yan etkileri ne olduğunu bilmek sizin ne yapmanız gerektiğiniz önceden bilmeniz demektir. Belirli aralıklar da uygulanması gereken bu aşı yetişkinde 5 sene sonunda bir kez uygulanmalıdır.

Tetanozun Yan Etkileri Ve Yapılması Gerekenler

-En sık rastlanan durum kolda meydana gelen kızarıklık ve belirgin şekilde görülebilen şişliktir.

-Çok sık görülmese de tetanoz aşısı yan etkileri yetişkinlerde mide rahatsızlıklarına yol açabilir.

– Aşı sonrası çok sık görülmese de bazı alerjik reaksiyonlarla da karşılaşabilirsiniz. Bu reaksiyonlar arasın da derde kızarıklık, baş dönmesi, dudak ve kollarda çeşitli noktacıklar görülebilir.

Yukarıda yazan tetanozun yan etkileri içinde oluşabilecek herhangi farklı bir etki görürseniz doktorunuza danışmanızda yarar var. Oldukça yarar sağlayan bu aşıyı özellikle ağır sanayide çalışanların belirlenen aralıklarda vurulması gerekir. İçerisinde canlı organizma bulundurmayan bu aşı oldukça güvenilir aşılardan olduğu için 3-4 aylık gebelerde dahi bebek ve anne için güvenle kullanılmaktadır.

Esmer Antalya Escort Dilara

Tetanoz Aşısı Sonrası

Pas oluşmuş metallerden vücuda kolaylıkla girebilen bakteriler vücudu oldukça kısa bir zaman içinde sarabilir. Yayılan bu mikrop ilk ulaştığı yer başta olmak üzere zarar vererek bütün vücuda yayılır. Bu nedenle tetani adı verilen bu virüsten korunmanın yolu tetanoz aşısı yaptırmaktır.

Aşı Sonrası Vücutta Oluşan Etkiler

 Her aşıda olduğu gibi bu aşı sonrasında da bazı yan etkileri görmek mümkündür. Kısa zamanlı süren bu etkiler kolda şişlik, ağrı, kızarıklık ve halsizlik şeklinde kendisini gösterebilir. Bu etkilerin içinde tetanoz aşısı sonrası yemek yemede azalma da görülebilen etkiler arasındadır. İğne vurulan bölge de meydana gelen şişlik ve ağrı doğal bir etki olduğu için çok önemsenmemelidir. Ancak yapılacak bir harekette oluşan ağrı süresi uzayabilir. Tetanoz aşısı sonrası yapılması gereken en önemli hareket dinlenmek ve vücudu yormamaktır. Bu şekil de davranıldığında kolda meydana gelen ağrı kendiliğinden yavaş yavaş geçecektir. Tetanoz sonrası iğne vurulan bölge başta olmak üzere tetanoz aşısı sonrası banyo yapmak uygun görülmeyebilir

Esmer Antalya Escort Yasemin

Tetanoz Aşısı Hakkında Detaylı Bilgi

Tetanoz aşısı diğer çoğu aşıdan ayıran özelliğinden birisi tetanoz aşısı yaşamımız boyunca bir çok kere yaptırabileceğimiz bir aşıdır. Tetanoz aşısı genellikle ağır sanayi işi ile uğraşanlar ve inşaat işçilerinin ihtiyaç duyduğu bir aşı türüdür. Tetanoz hastalığı genellikle paslı metallerden veya toprak içerisinde bulunan minerallerden bulaşmaktadır.  Demirlerde bulunan zararlı sporların vücuda girmesi ile sağlığımıza zarar vermektedir. Bu zararlardan korunmak için tetanoz aşısı yaptırılarak zararlı etkilerden korunmuş oluruz. Tetanoz aşısı fiyat devlet hastahanelerinde bulunur ve herhangi bir ücret alınmamaktadır.

Gebelikte Hamilelikte Tetanoz aşısı Ne Zaman Yapılır?

Gebelik(hamilelikte) tetanoz aşısı genellikle 5 ve 6 aylarda yapılmaktadır. 5 aylık gebe iken 1 doz yapılır 1 ay sonrasında ise yine bir doz aşı yapılmaktadır. Gebelikte tetanoz aşı yapılmasının nedeni ise bebek doğum sırasında göbek bağının kesilmesi sırasında daha önceleri bebeklerde tetanoz vakası görülmüştür ve bebeklerin tetanoz olmasını engellemek için gebeliğin 5 ve 6 aylarından tetanoz aşısı yapılmaktadır. Daha öncesinde tetanoz aşısı olmuş iseniz doktor kararına bağlı olarak bir doz veya hiç yapılmayabilir.

Tetanoz aşısı ne kadar süre korur?

Normal Bireylerde: 5-10 yılda bir düzenli olarak uygulanır.
Bebeklerde: Doğumdan sonra toplamda üç doz şeklinde 2. 3. ve 4. aylarda tetanoz aşısı uygulanır.
Çocuklarda: 16. ayda bir defa uygulanır. Ardından ilkokul 1. sınıfta uygulanır. Son olarak ise 8.sınıfta tetanoz aşısı yapılır.
Gebelerde: İki doz şeklinde toplamda 2 sefer yapılmaktadır. Yukarıdaki paragrafta detaylı anlatımını yaptım.

Tetanoz aşısı ne kadar süre korur?

Tetanoz aşısı her çivi batmasında veya her demir kesiğinde yapılması gereken bir aşı değildir. Tetanoz aşısı uzun süreli bir aşı olup ortalama olarak 10 yıl kadar süre korumaktadır. Aşı yapıldıktan sonra en az 5 yıl geçmiş ise doktor tavsiyesi üzerine tekrar yaptırabilirsiniz.

Tetanoz aşısı Yan Etkileri Nelerdir?

Dünya’daki tüm ilaçların bir yan etkisi vardır. Tetanoz aşısı yan etkisi olarak aşı yapılan yerde kızarıklık, şişlik, ağrı, kaşıntı ve halsizlik olmaktadır.

Tetanoz aşısı yan etkisi Nasıl Geçer?

Tetanoz aşısı yan etkileri nasıl geçer sorusunun en basit cevap dinlenme olacaktır. Muhtemelen doktorunuz sizlere iki veya üç gün iş göremezlik raporu verecektir ve dinlenmeniz gerekmektedir. Koldaki halsizlik yan etki olarak değerlendirilmemektedir. Kol ağrısı tüm tetanoz aşısı yapılan kişilerde görülmeltedir.

Tetanoz Aşısı Nereden ve Nasıl Yapılır?

Tetanoz aşısı omuzdan yapılan bir aşıdır. Daha çok kullanılmayan koldan yapılır. Aşı yapıldıktan sonra 2 3 gün kolunuzda ağrı hissedebilirsiniz. Tetanoz aşısı acıtır mı diye düşünenler için aşı yaptırmış birisi olarak aşı acıtmamaktadır.

Belek VIP Escort Bayan Eva

Çılgınca ve özel olarak yapacak olduğumuz bu eylemler sonucunda sizlerin bir Antalya escort bayan olarak benimle buluşmasının çok daha güzel sonuçlar doğurabilecek olduğunu göstereceğim. Yaşanacak bu güzellikler için sizler de elbette paranın ne kadar önemsiz olduğunu göreceksiniz ve bunların paha biçilmez direkleri olduğunu anladınız zaman yeniden bir randevu almak için beni aramış olacaksınız. Genç ve güzel olan bayanların bu kadar çekici olması sayesinde cinsellik elbette gün içinde çok da aktif bir şekilde sizleri bulabilir. Yaşamak için çılgın bir yer gereklidir ve bunun için benim adresim sizlere sorunsuz olarak bir Antalya grup escort bayan görüşmesi sunacaktır. Yaşamak istediklerimiz çok daha iyi bir Antalya grup  escort bayanın güzelliğinde hayat bulacaktır ve bu şehvet duygusu sizleri sardığı zaman ne kadar tahrik edici olduğunu anlayacak ve bunları tercih etmenin mutluluğunu bir kez daha yaşamış olacaksınız.

Antalya Klas Escort Çağla

Koltuk Altı Ter Kokusu Nasıl Önlenir?

Özellikle yaz ayların insanların korkulan rüyası olan koltuk altı ter kokusu her yaz insanlar tarafından çileye dönüşmektedir.

Özellikle İstanbul gibi nem oranı yüksek ve bunaltıcı havaların sebep olduğu koltuk altı terlemesi kendisine vermiş olduğu rahatsızlıklardan daha çok etrafındakilere rahatsızlık vermektedir. İnsanlar bu kötüyü engellemek için deodorant kullanılmaktadır ve bu deodorantlar ise bazen daha kötü kokular oluşmasına neden olmaktadır. Sizde bizim yazımızı okuyarak ter kokusuna bitkisel çözümsunacağız. Terleme aslında vücut için en önemli reaksiyonlardan birisidir. Vücut terleme yapmazsa mutlaka bir sorun var demektir. Terleme vücudu rahatlatan bir reaksiyondur. İnsanlar terlemez ise vücut çok fazla ısınır ve havale geçirebilirsiniz.  Terleme vücudun kliması olarakta bilinir.

Koltuk altı Ter Kokusu Neden Olur?

  • Sıcak ve nemli havada ısınan vücut terleme ile vücuttaki ısıyı dışarıya atar ve rahatlamaya çalışır.
  • Giydiğiniz kıyafetler naylon karışımı olabilir ve nefes almayan kıyafetler seçerseniz terlemeye neden olur.
  • Kişisel temizliklerin zamanında yapılmaması.
  • Fazla kilolu insanların kilosundan dolayı aşırı terlemektedir.
  • Yediğiniz içtiğiniz içeceklerden kaynaklanmaktadır.
  • Gün içerisinde yaşamış olduğunuz stresler.

Ter Kokusuna Bitkisel Çözüm

Ter kokusuna anında çözüm olarak limon suyu önerebiliriz. Bir kaç damla limon suyu koltuk altınıza sürünüz ve kokunun anında gittiğini göreceksiniz.

 

Antalya Bakımlı Partner Begüm

Selam beyler benim ismim Begüm, istekleri kırmadan gerçekleştirmesini bilen bakımlı hatununuz olarak bu özel ortamdayım.

Beklentilere cevap vermesini bilen hanımların çoğunun vücut hatlarının bakımlı olduğunu görürüz, bu hanımlarla saatlerini geçirecek erkeklerin o özel anlarda daha verimli birliktelikler geçirdikleri de kesinlikle kanıtlanmıştır. Sizde bazı şeyleri artık hiç takıntı etmeyecek kadar işine sadık, bakımlı halleriyle erkeklerini memnun etmeye çalışacak güzelleri tercih edebilirsiniz. Seçim yapabileceğiniz fit görünümde güzellerin en iyi olanları, her zaman sizi bu adreste bekleyecek sizi daima memnun etmeye odaklanacaklardır. Özel gecelerde özel doğum günlerinde bile sizi yalnız bırakmasın isteyeceğiniz partner güzellerle, samimi bir hava yakalaması bile size bir başka gelecektir. Çok özel bir gece için artık çok daha ayrıntılı bir deneyimi sizde hak ediyor, sizde çekici hanımların bedenlerinde geçecek sürelere sahip olmanın keyfiyle mutluluğu sonuna kadar hak etmektesiniz. Rahat bir deneyim elbette her erkek için farklı bir anlam taşımakta olabilir. Çekici gelecek fiziğini seveceğiniz bakımlı partner hatunlarla, rüya gibi bir gece deneyimi için kesinlikle çok geç kalmış sayılmazsınız.

 

 

Alanya Sınırsız Escort Bayan Banu

Sindirim sisteminiz yaşamınızı sürdürmeniz için gerek duyduğunuz temel gereksinimleri ciğerleriniz, sindirim sisteminiz ve cildiniz yoluyla alır. İyi bir yaşam sürdürebilmeniz için güçlü bir sindirim sistemine sahip olmanız yaşamsal önem taşır. Sindirim sisteminiz aldığınız gıdalardan elde edebileceğiniz yakıtlardan ve besinlerden en iyi şekilde yararlanabilmelidir.

Abur cubur yiyecekler, yetersiz ve niteliksiz sıvılar, alkol, çevresel kirlilik ve stres sindirim sisteminizi olumsuz yönde etkileyen ana faktörlerdir. Sindirim sisteminiz optimal yönde çalışmıyorsa vücudunuz buradan tümüyle zarar görür. Çünkü, gereksinim duyduğunuz tüm besinler neredeyse tümüyle yediklerinizden ve içtiklerinizden elde edilir.

Sindirim sisteminizi ve dolayısıyla sağlığınızı etkileyen temel faktörler arasında şunlar yer alır.

  • Düşük kaliteli diyetler (Taze meyve ve sebze içermeyen, şeker/doymuş yağ oranı yüksek yiyecekler)
  • Stres içindeyken, kaygılı ya da kızgın haldeyken yemek yemek
  • Düzensiz yemek ya da öğünleri atlamak
  • Yatağa yöneldiğiniz saatlerde yemek yemek
  • Yiyecekleri yeterince iyi bir şekilde çiğnemeyerek, hızlı bir şekilde yemek
  • Lif eksikliği
  • Sindirim sistemi içinde ‘iyi’ bakterilerin olmaması
  • Midede gastrik enzimlerin olmayışı
  • Sindirime yardımcı olan enzimlerin eksikliği

Sağlıklı ve iyi bir yaşam sürdürmeniz yediklerinize, nasıl yediğinize, sıvı alımınıza ve vücudunuzun gıdaları nasıl absorbe ettiğine bağlıdır.

Çok teknik olmamakla birlikte gastroenterolojik sisteminiz açısından en pratik ve yararlısı olabilecek bir sistemin özeti aşağıda sunulmaktadır.

Bir sandviçi yediğinizde sindirim sisteminiz şu şekilde çalışır:

  • Dişleriniz ve diliniz birlikte çalışarak yediğiniz gıdayı sindirime hazır bir kütle haline getirir.
  • Gıdanın ağzınızda bıraktığı koku, gözlerinizde bıraktığı izlenim ve ağzınızda yarattığı his tükürük bezlerinizi harekete geçirir. Bu ağzınızdaki gıdanın çok daha iyi bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur ve mideye saniyeler içinde çok daha kolay bir şekilde ulaşmasına yardımcı olur.
  • Tükürük bezleriniz besinlerin ayrışmasına yardımcı olan bir enzim salgılar (özellikle ekmeğin)
  • Yediğiniz gıdalar mideye ulaştığında protein sindirimi öncelik kazanır (karbonhidratlar sindirim sistemine girdikleri andan itibaren sindirilirler).
  • Gastrik sıvılar (zararlı) proteinlerin daha küçük moleküllere bölünmesini sağlamak üzere mide tarafından salgılanırlar.
  • Gıdaların iyi bir şekilde çiğnenmesi gıdaların midede bu ayrıştırılma sürecine yardımcı olur.
  • Yediğiniz gıdalar midede yaklaşık olarak dört ila altı saat kalır.
  • Aldığınız gıdaların mideyi terk etme sürecinde, yarı-sıvı şekline sahip olan, ‘kimüs’ olarak anılan bir gıda ve gastrik sıvısı karışımı salgılanır.
  • Bu pankreatik sıvıların ve Kolesistokinin kan dolaşımına karışmak üzere salgılandığında yağları parçalamak üzere salgılanan safra salgısını teşvik etmek üzere safra kesesini uyarır.
  • Amilas ve lipas yağların sindirilmesi işlevini başlatır, maltaz karbonhidrat sindirimini sürdürür. Pankreatik sıvılar içeriklerinde ayrıca asit kimüsünü nötralize eden sodyum bikarbonat içermektedirler.
  • Kimüs sindirim sisteminin daha dar alanlarında ilerledikçe, pankreatik sıvılar protein sindirimini tamamlayan sıvılar salgılayarak karbonhidratları basit şekerlere dönüştürürler.
  • Bu aşamada alınan besinlerin ve suyun %90’ı absorbe edilmelidir.
  • İntestinal kasların dalgamsı etkinlik eşgüdümüyle kimüsü dolaşım sistemi içersinde ilerleten ve nihai olarak besinlerin ve sularının emiliminin gerçekleşmesini sağlayan bir etkinlik sağlanır.
  • Sindirim sisteminin son aşamalarında yer alan yaklaşık iki kilo düzeyindeki bakteriler ve kimüs içerisinde kalan sindirilmiş maddeler bu süre sonunda belirli vitaminlere dönüşürler.
  • Bu süreç vitaminlerin ve besinlerin ayrıştırılmasıyla ve metabolizmadaki atıkların giderilmesiyle sonuçlanır. Bu sürecin etkinliği genel sağlığınıza ve diyetinizin kalitesine bağlıdır.

Yediklerinizden yararlanın

Aldığınız besinlerden vücudunuzun en iyi şekilde yararlanması için aşağıda belirtilen önerileri göz önüne almalısınız:

İşte mükemmel bir beslenme programını oluşturan en temel ve bilimsel kurallar..

En yüksek kaliteli besin değerine sahip gıdaları seçin

Abur cubur yiyecekler, işlenmiş gıdalar, işlenmiş şeker ve un  ürünlerinin sindirilmesi güçtür, ayrıca bunlar vücudunuzun gereksinim duyduğu kaliteli besinleri sağlamazlar. Günlük beslenme programınız içinde mutlaka doğal, bütün- aneli tahıllar ve taze, bitkisel gıdalar bulundurmaya özen gösterin. Bu gıdalar sindirim sisteminizi optimize etmeye ve en iyi şekilde çalışmasını sağlamaya yardımcı olurlar.

Stresliyken yemeyin

Vücudunuzdaki kimyasallar baskı, stres, kızgınlık, düş kırıklığı ya da üzgün halde  olduğunuzda dönüşüm gösterirler ve sindirim sisteminiz bundan olumsuz şekilde etkilenir. Bunun sonucunda, gıdalar etkin şekilde sindirilemezler ve aldığınız gıdalardan elde ettiğiniz besin düzeyi çok düşük olur. Yemeğe oturduğunuzda gevşemiş ve huzurlu bir ruh haline sahip olun ve kendinizi yediğiniz gıdalara odaklayın.

Düzensiz yemek/öğünleri atlamak

Öğün atladığınızda, bilin ki bunu izleyen yemekte ya da herhangi bir anda ‘kötü’ bir şekilde telafi edeceksiniz.. açlığı iyi anlayın! Düzenli aralıklarla yerseniz ve her öğünün hakkını verirseniz, alacağınız üç öğünün size, sindirim sisteminize ve genel iyi oluşunuza en büyük katkıda bulunacağından emin olabilirsiniz. Bu tutum vücudunuzun düzenli olarak en yüksek düzeyde besin ve enerji almasını sağlar.

“Yedikleriniz sizi yemesin”

Neden kendinizi ağır bir yemek sonrasında her zaman yorgun ve uykuya dalmaya eğilimli hissediyorsunuz? Vücudunuz yediklerinizi sindirme sürecinde çok miktarda enerji ve besin tüketir. Vücudunuz yediklerinizi ne kadar çabuk hazmederse enerji düzeyleriniz o kadar yüksek olur. Daha az miktarlarda ve daha düzenli sık aralıklarda yemek enerji düzeylerinizin optimize olmasını sağlar ve sindirim sorunları yaşamanızı önler.

Diyetinizi arındırın!

Tek bir öğünde aldığınız bir çok yararsız gıda vücudunuza zarar veren ve kendinizi kötü hissetmenize yol açan kimyasal bir kaos yaratabilir. İnsanların çoğu yemeklerinde belirli gıda çeşitlerini, özellikle proteinleri ve karbonhidratları almadıklarında, sindirimin etkinliğinin çok daha düşük olacağına inanırlar – proteinler ilk önce sindirilen besinlerdir, karbonhidratlar ise bunu izler…

Yatağa gitmeden önceki saatlerde yenen yemekler..

Uykuya daldığınızda, sizinle birlikte sindirim sisteminiz de dinlenmelidir. Bu nedenle, sindirim sisteminizi uykuya yatmadan önce aldığınız yiyeceklerle fazla yüklemeyin. Zaten sindirim sisteminiz tüm gün boyunca aldığınız gıdaları sindirme uğraşı içinde olabilir. Sindirim sisteminiz sizden yardım beklemektedir.. sindirim sisteminizin derin bir uyku uyumanız gereken saatlerde tümüyle dinlenme olanağı bulamadığında, enerji vücudunuzun bakım ve onarım fonksiyonlarına yönelemez. Bununla da bitmeyip, tüm gece yatağınızda kendinizi kötü hissedebilirsiniz. Ne ki, tüm günü meşgul, yoğun bir şekilde geçirmiş olabilirsiniz ve bundan dolayı vücudunuzun besinleri hazmetmesi ve sindirmesi çok zorlaşmış olabilir.

Yediklerinizi iyice çiğnemez ve hızlı bir şekilde yerseniz..

Çok önemli bir işlevleri olmasaydı dişlerimizle birlikte doğmazdık! Bazı insanlar yediklerini ağızlarına koydukları gibi yutarlar! Önceki sayfada sunulan bilgilerden çıkarabileceğiniz gibi, yediklerimizi çiğnediğimizde tükürük bezlerimizin salgıda bulunduğunu, bunun yediğimiz gıdaları sindirime hazır hale getirdiğini ve karbonhidratların sindiriminin en etkin şekilde başlatılmasını sağlayan enzimlerin salgılanmasını sağladığını anımsayacaksınız. Bu enzimler tat duyularınızı harekete geçiren ve ağız bölgenizi enfeksiyonlardan korumanıza yardımcı olan bir dezenfektan işlevi gören, lisozim olarak da anılan bir kimyasal içeriği uyarır. Bu bileşen ağzı enfeksiyonlardan korumaya yardımcı olan bir dezenfektan işlevi görür. Ağzımızın her gün 1.7 litre miktarında tükürük salgısı üretmek zorunda olduğunu biliyor muyuz? Bu nedenle, yediklerimizi iyi bir şekilde çiğnemek yediklerimizi sindirime hazır hale getirir, yediklerimizden daha iyi tat almamızı ve kendimizi daha doygun hissetmemizi sağlar. Bunun sonucunda, kendimizi daha içerikli ama daha az yükleyen yemeklerle en iyi şekilde tatmin edebiliriz. Ancak, acele içinde yemek yediğimizde aldığımız gıdaların bize sunduğu besinlerden yararlanamayız ve sindirim sistemimizin işleyiş süreci etkinliğini kaybeder!

Su’suzluk..

Su olmadığında sindirim sisteminiz durma noktasına gelir.. bu su eksikliğini gidermeye yönelik olarak susuz ya.ayamayacağınız için yediğiniz  gıdalar ve aldığınız içecekler size bu suyu sağlama çabasına girişir. Neyse ki, aldığımız gıdaların tümü belirli bir oranda su içerir. Su sindirim salgılarımız ve aldığımız gıdaların sindirimi açısından önemlidir. Her gün vücudumuzun ürettiği 1.7 litre oranındaki tükürük salgısı ile başlayarak, sindirim sistemimizden atıkların giderilmesine kadar ve hatta böbreklerimizin arındırılmasına kadar çok önemli işlev sunar. ‘Yoksun ve bezdirici bir diyet’ programlarında gereksiz yere ısrarla direnen kişiler vücutlarını çok gereksiz yere zorlamakta ve vücutlarına düşmanlık etmektedirler. Her gün altı ila sekiz bardak su içmeniz vücudunuzu gereksinim duyduğu neme kavuşturur.

Lif eksikliği

Yeterli düzeyde su alımı ile birlikte, yeterli düzeyde lif alımı da aynı derecede önemlidir. Lifler vücudunuzda atıkların giderilmesini, toksinlerin absorbe edilmesini ve vücuttan atılmalarını sağlar. Lifler metabolizmamız içinde sıvıl halde kalarak metabolizmanızı temizler ve atıkların giderilmesini sağlar. Lifler vücuttaki su içeriğini tutarak toksinleri toplar ve metabolizmayı arındırır. Lifler ayrıca, metabolizmadaki ‘yararlı bakterileri’ toplayarak vücudunuz için gerekli önemli vitaminleri üretirler. Çözünür lifler (yulaf, çavdar, meyve, sebze, kepekli ürünler gibi gıdalardan elde edilen) vücudunuzdaki glükozun emilimine yardımcı olarak kandaki şeker düzeyinin iniş ve çıkışlarını düzenlemeye yardımcı olurlar.

Ne kadar life gereksinimimiz var?

Vücudunuzun her gün 25-35 gram düzeyinde life gereksinimi vardır. Aldığınız gıdalar örneğin aşağıdaki yiyeceklerden her biri size yaklaşık 10 gram lif sağlar: Çavdar, bezelye, kurutulmuş kayısı, fındık, ayçiçeği çekirdeği v.b.., ya da yarım kupa miktarındaki buğday proteini, 107 gram badem, üç elma, üç portakal ve bir büyük karnabahar bize 10 gram düzeyinde lif sağlamaktadır. Günlük meyve ve sebze alımınızı artırın, bütün taneli tahıl alımınızı artırın, fındık, yararlı kuruyemişler, doğal canlandırıcı yiyecekler alımınızı artırın, sindirim sisteminizi zorlayan yararsız ve zararlı yiyeceklerden kaçının.

Sindirim sisteminizin ‘iyi’ bakterilere gereksinimi vardır.

Sindirim sisteminizin ‘her zaman için’ ortalama olarak miktarı iki kilo düzeyinde dolaşımda olan bakterileri ve mayamsı fungelerle savaşması gerekmektedir. Bunların bir kısmı vücudunuzdaki kimyasalları ayrıştıran kimyasallardır ve vücudunuzla dostturlar. Dolayısıyla, antibiyotik kullanan çoğu insanlar bunu yapmak suretiyle vücudunuzdaki kötü bakterilerin yanı sıra vücudunuza dost ve iyi bakterileri de öldürürler. Şişkinlik, kramp, kabızlık, ishal, mide şişkinliği, baş ağrıları, sırt ağrıları, vücuttaki su kaybı ve kilo sorunları.. bunun belirtileri arasında yer alır. Vücudun su dengesini gereken düzeye ulaştırmak, artırmak ve lif alımını yukarıda belirtildiği şekilde ideal düzeye ulaştırmak probiotik takviyelerin sağlanması vücuttaki diğer bakterilerin giderilmesine ve vücudun sağlıklı dengesine ulaşmasına yardımcı olur.

Yediklerinizden en üst düzeyde yararlanın

Artık gıdaların vücudunuz tarafından en iyi şekilde nasıl absorbe edildiğini biliyorsunuz dolayısıyla, vücudunuza artık yardımcı olabilirsiniz – mükemmel takviye ürünlerimiz vücudunuzla dost, mümkün olan en iyi beslenme desteğini sunarak ve genel iyi oluşunuzu en üst düzeye çıkararak size yardımcı oluyor.

Antalya Grup Yapan Escort Ayşegül

Cildiniz yıllar boyunca kendinize ne denli özen gösterdiğinizi yansıtır. Hangi yaşta olursanız olun, ister genç ya da ister yaşlı olun, cildinizdeki her çizgi öykünüzü yansıtacaktır. Cildinizdeki çizgi ve kırışıklıklar ne yoğunlukta güneşe maruz kaldığınızı, ne denli sağlıklı beslendiğinizi ve ne miktarda alkol ve sigara tükettiğinizi gösterir. Eğer gençseniz ve arzu edilmeyen bu gereksiz çizgilerden kaçınmak istiyorsanız bu yazıyı okuyun. Genç yaşta değilseniz ve yine de daha fazla kırışıklık ve çizgi oluşumunu önlemek istiyorsanız siz de bu yazıyı okumalısınız!

Cildimiz vücudumuzun en geniş organıdır. Cildimiz kendini her 7 ila 10 haftada bir yeniler ve bizim için çok önemli birçok işlevi yerine getirir:

  • Cildimiz alt katmanlarında bulunan dokuları ve organları korur.
  • Çoğu zararlı mikropların ve kimyasalların vücuda girişini önler
  • Cildin pigmen tabakasındaki melanin cildi güneşin zararlı UV ışınlarına karşı korur.
  • Cilt terleme yoluyla vücut ısısını düzenler.
  • Cilt karmaşık dokunma duyusu işlevini yerine getirir.
  • Vitamin D gibi önemli kimyasallar cilt tarafından üretilir.
  • Vücudumuzdaki toksinlerin bazıları cilt tarafından yok edilir.

1930’lu yıllara kadar bronz görünümlü bir vücuda sahip olmak henüz moda olmamıştı ve arzu edilen bir şey değildi. Güzel görünümlü bronz bir cilde sahip olmak bu yılları izleyen yıllarda yaygın olarak arzu edilmeye başlandı; bununla birlikte buna sahip olabilmek için düzenli olarak egzotik tropik tatillere çıkmak ya da hiç çalışmaya gereksinim duymayacak kadar zengin olmak gerekiyordu!

Maalesef güzel görünümlü ve bronzlaşmış (‘pişirilmiş’) bir ciltte, alkolün, nikotinin, yetersiz ya da kalitesiz uykunun ve kalitesiz beslenme tercihlerinin bir araya gelmesiyle kırışıklıklar çok erkenden belirmeye başlar.

Bu Yaz Cildinize Özen Gösterin…

Cildiniz Sağlığınızın şaşmaz göstergesidir

Cildinizin görünümü ile size verdiği mesajlar:

  • Donuk bir cilt – nem ve temel yağ asitlerinin eksikliğini gösterir.
  • Lekeler – sağlıksız gıda seçimlerini, gıdalara karşı vücudun toleranslı olmadığını gösterir.
  • Kuru, pullanmış, homojen bir görünüme sahip olmayan cilt – temel yağ asitlerinin ve sıvıların eksikliğini gösterir.
  • Gözaltlarında koyu daireler – uyku yetersizliğini, sindirim sisteminin iyi işlemediğini gösterir
  • Portakal kabuğu görünümlü cilt – vücudun toksinlerin vücut tarafından arındırılamadığını, vücuttaki suyun tutulduğunu ve tazelenmediğini gösterir.

Cildinize – İçeriden de -Özenli Olun

Diyetinizde yer alan tüm yararsız, abur cubur yiyecekleri çıkararak işe başlayın. Yumuşak ve esnek bir cilde sahip olmak için saf, temiz ve sağlıklı yiyecekler yemeniz gerekir.

Sağlıksız yiyecekler (yani, işlenmiş, kızartılmış, konserve, hazır-yiyecekler, tütsülenmiş, tuzlanmış, rafine un, şeker ve yağa doymuş yiyecekler) arzu edilmeyen kimyasallar ve koruyucu maddeler içermektedirler. Bunlar vücuttan atılması gereken maddeler olduklarından vücudunuzu çok yoran, sağlığınıza zararlı maddelerdir. Sağlıksız yiyecekler aldığınızda, cildiniz de sağlıksız olacaktır!

Sigarayı bırakma kararı alın ve bu kararınızı azimle uygulayın!

Sigara içmek ciltte kırışıklıkların oluşumunun çok daha erken belirmeye başlamasına neden olur. Sigara içmek cildi kurutur ve vücudun değerli antioksidan rezervlerini tüketir.

Her gün en az beş porsiyon mevsimlik taze meyve ve sebze tüketin

Taze gıdalar sindirim sisteminizin verimli şekilde çalışması bakımından temel öneme sahiptirler. Bunlar vücudunuza gereksinim duyduğu temel besinleri, sıvıları ve lifleri sağlayarak, vücudunuzun metabolizmasının etkin şekilde işleyişine yardımcı olurlar. Yeterince taze gıda almadığınızda, metabolizmanız etkin şekilde çalışamayacağından ya da verimsiz çalışacağından, cildiniz donuk ve mat görünecektir.

Her hafta 25-40 dakikalık hızlı, ritmik adımlarla 3 kez yürüyüşe çıkarak dolaşım sisteminizin etkinliğini ve oksijen alım düzeyinizi artırın

Vücudunuz hareket etmek üzere kurgulanmıştır. Düzenli olarak egzersiz yapmak vücudunuzun sağlıklı ve formda olmasını sağlar. Terleme suretiyle vücut atıklardan ve toksinlerden arınır. Bunların vücudunuzda kalması yerine, vücudunuzdan atılması gerekli ve yararlıdır! Yüzme, bisiklete binme, gibi sporlar yürüyüşü tercih etmeyenler için yararlı diğer seçenekler arasındadır. Önemli olan yapmaktan keyif alacağınız bir aktiviteyi seçmenizdir!

Kahveyi en aza indirgeyin (Günde iki fincandan daha fazla tüketmeyin)

Kahve, içerdiği kafein nedeniyle, vücudu susuz bırakan bir maddedir, ne kadar az içerseniz cildiniz için o denli yararlı olur. Her gün iki litre su içmeyi hedefleyin. Cildinize ve sağlığınıza dost bir seçenek olarak kahve yerine Hazır Bitkisel Konsantre ürünümüzü sabahın ilerleyen saatlerinde ve öğleden sonraki saatlerde alabilirsiniz.

Saçlarınızı dıştan besleyin

Herbal Aloe Günlük Kullanım şampuanı ve Bakım Kremi: Her ikisi de bütün yapraklı aloe bitkisi ile güçlendirilen ve saçlarınıza doğal bir güzellik kazandırmak üzere özel bitki ve ot ekstreleri harmanı içeren ürünlerdir. Her saç tipi için uygundur. Normal ve kuru saçlar için idealdir.

Alkolü azaltın

Alkol cildinizin en kötü düşmanlarından biridir. Alkol cildi kurutur ve çok çeşitli toksinlerin bir kokteylini içerir. Alkol alıyorsanız, vücudunuzun onu gidermesi için aynı miktarda suyun iki katını mutlaka alın.

Yüksek kaliteli proteinleri seçtiğinizden emin olun

Protein vücuttaki her hücrenin onarımı ve gelişimi bakımından yaşamsal öneme sahiptir. Bir Formül 1 shake’i17,6 gram düzeyinde cildinize hayvansal yağlardan çok daha özenli olan, kolayca sindirilen ve absorbeedilebilen yüksek kaliteli soya proteini içerir.